NECMİ ÇİÇEKÇİ - Türkiye’de gayrimenkul, tarihsel olarak her zaman güvenli bir liman olma özelliğini koruyor. Gerek demografik yapıdaki genç nüfus yoğunluğu, gerekse her yıl gerçekleşen yaklaşık 600 bin dolayındaki evlilik ve devam eden iç göç, konuta olan temel ihtiyacı canlı tutuyor. Ancak bu güçlü talep, finansman tarafındaki mevcut gerçeklerle karşılaştığında işlem hacminde bir yavaşlama kaçınılmaz hâle geliyor. Geçtiğimiz yıllarda toplam satışlar içinde yüzde 50’leri bulan ipotekli satışların payı, günümüzde yüzde 22 seviyesine gerilemiş durumda. Bu rakam içinde bankalardan ziyade, ‘katılım’ mantığı ile işleyen sistemlerin de olduğunu belirtelim… Banka kredisine erişimin zorlaşması ve kredi taksitlerinin hane halkı harcanabilir gelirinin çok üzerine çıkması, orta gelir grubunun piyasadan kademeli olarak uzaklaşmasına ve ‘bekle-gör’ stratejisine yönelmesine neden oluyor.
Haberin devamı için
https://www.turkiyegazetesi.com.tr/emlak/konutta-alim-istahi-faiz-duvarina-carpiyor-alici-da-uretici-de-kredi-kampanyasi-bekli-1789501?s=1